22 Mayıs 2016 Pazar

Çalisan Anne Olmak

Uyku egitimi tantanasindan sonra hic yazamadim. Akabinde bir bakici arama bulma seruveni ve ise baslama stresi. Oyle boyle derken gecmis 3 ay. Ise baslayali 3 ay olmus, Gokdeniz 15 aylik olacak. Sut iznim bitecek... simdi eve gec gelmeye baslayacam. Bugune kadar 2bucukta cikiyodum. Bundan sonra 4te cikacam. Buna da sukur tabii ama evle is arasi 35km olunca yol 1 saate uzuyor. Annemlere yakin olsun diye buraya tasindim. Ama iyi mi yaptim bilmiyorum. Annemle aramda garip bir anne kiz iliskisi var. Annem beni hic bir zaman anlayan biri degildi. Mesela dugunum var ertesi gun bana evde is yaptirmaya filan calisiyordu. Bana yardim et sunu yapalim bunu getir gotur gibi. Ne bilim insan bi sorar kisisel bi ihtiyacin var mi filan. 33 yasima giriyorum geriye biraktigim hayatta oyle sicak sevgi ve sefkat dolu bi anne anisi goremiyorum. Ariyorum ama bulamiyorum uzulerek. Hep is yapan, yemek yapan, cay icen bir anne. Zamanla cesitli hastaliklara sahip oldu bu sefer de evde yardimcilar belirdi. Is de yapmaz oldu. Zaman la arkadas komsu olayi azaldi. Kendi kendine tv basinda oturan ama hep cay icen bi anne. Guzel yemek yapar, hep temizdir evimiz, camasirlar katli utulu filan. Ama ne bilim boyle kucaginda yattigim, simsiki sarildigim sefkatine saklandigim biri degil yani. Yalniz buyudum. Gorunir diildi bu yalnizligim. Annem hep yanimda, ben dogumca isi birakmis, evde hep birileri var. Ben oyuncak oynarim, okuldan gelirim evde kek pogaca yapilmis, ustumuz basimi z tertemiz. Ama iste sonra sonra farkettim bu yalnizligi. Baska annelere baktim, gordum. Zamanla yadirgar oldum. Ya da arkadaslarim, sevgilim-esim yani Emrah diilendirdi zaman zaman. Kizdim, tersledim. Ama sanki dogruymus da dedim icimden. Simdi anne oldum. Ve ben eger oglum isterse sanirim omrumu ona adarim. Yani o 32 yasina gelse de yaparim. Mesela alt komsunun kardesimle yasit kizi var. Istanbulda yasiyor ve evlenmek uzere. Torunum olunca emekli olup gidip bakarim diyor. Ogretmen. Annem.. ben ona yakin tasindim. Sabahlari cocugu ben birakiyorym. Yanina bakici koydum. Ve idare ediyorum. O beni idare etmiyor yani. Ben ediyorum. Bence ben onun hakettiginden daha iyi bir cocugum. Ama annem ondan daha cok sevecek kimsem yok. Napiim..
Iste ise gidip gelmeye basladigimda dusundum. Hep yaninda kalabilseydim keske diye. Ama belki de boyle olunca zamanin kiymetini biliyorsun. Oglum yanimdayken onunla oynamanin ne demek oldugunu.. onu her emzirirken seni seviyorum demeyi.. benim onu ne kadar sevdigimi icine dantel gibi oslemek istiyorum. Hatiralarinda, giz kapaklarinin ardinda sicacik bir tebessum olarak kalmak istiyorum. Insallah basaririm...

10 Mayıs 2016 Salı

Her sabah boyle olsaydi

Bugun 1bucukta bi toplanti var saglik mudurlugunde. Oraya girevlendorilsm. Sabahtan ise gitmiyorm. Gokdeniz 6 bucukta uyandi geldim emzirip yerine koydum. Uyudu bebegim geri. Ben de odasindaki. Yataga yattim geri uyudum. 8e dogru emrah geldi ben gidiyorum dedi, parmaklariyla kalp yapip opucuk yolladi kapudan ve cikti. Ben smdi yatakta ooyle yatiyorum. Gokdeniz uyuyor. Keske her sabah boyle olsaydi da cocugum uyukusunu bolmeseydi. Bazen diyorum hic calismasa miydim ki? Evde olmak, cocuklarinla dolu dolu yasamak varken... iste her sabah boyle sessiz, sadece onun nefesi ve yatak hisirtisyla dolu olsaydi. Ama en azindan bu sabah oyle ve ben sukrediyorm...

9 Şubat 2016 Salı

Bakici bulmak mi yoksa yalniz olmak mi?

Ben 11 ay esime direndim. Her turlu yorgunluga zorluga ragmen hayir dedim ben evdeyken Gokdenizin altini baskasi degistiremez yemegini yediremez. Aklim almadi bi turlu onlar salonda oynarken ben odamda kitap okuyacagim ha!!! Hic bana gore diil. Ama artik basladik mecburen cunku 3 hafta sonra ben de ise basliyorum. 2 gundur bizde bakici var. Ve ben daha cok yoruldum. Elimi kolumu nereye koyacagimi bilemiyorum. Gokdenizi yalniz birakip 5 dk sonra geri geliyorum. Ben uyutuyorum, ben yediriyorum. Simdi de gokdenizi uyuttum onun odasina geldim kitap okuyup burda vakit gecireym diye. Sikiliyorum surekli.yabanci birinin varligindan. Hakliymisim evet bakiciya gerek yokmus. Belki ev buyuk olsa ve cok isin olsa, parasi da sorun olmayacaksa gunluk yardimci.biri.ev islerini, yemegi, bulasigi filan yaparsa olurmus ama. Arada cocukla danoynar iste dusa.girersin 2 dk markete gidersin. Yani kadina sen cay yap keyfine bak dedim ben odaya saklandim resmen. Beceriksizim galiba biraz. Ve hala cocuk :(
 

25 Ocak 2016 Pazartesi

Deneme 1 2 3: Harvey Karp ve Uyku Metodu

Gökdeniz'in dogduğu ilk günlerdi. Çocuk kucağa alışmayacak, sallanmayacak, emzik verilmeyecek, kundak sakıncalı vs gibi bir sürü tecrübesiz bilgilerle anneliğe yeni adım atmıştım. O zamanlar da emme sorunumuz vardı. Ve Gökdenizin kolik atakları başlamıştı. Sürekli ağlıyor ve geceleri 3 saatte bir babam, Emrah, ben şeklinde dönüşümlü kucakta pışpışlıyorduk. Günler böyle geçerken Harvey Karp'ın Mahallenin En Mutlu Bebeği kitabını aldım. Adam benim annelik iç güdülerimle ve annemin, halamın teyzemin, komşu teyzelerin söyledikleriyle aynı şeyleri söylüyordu. Üstelik dünyanın en çok okunan bebek bakım kitaplarındandı. Ve Harvey Karp kesinlikle işe yarayacağını söylüyordu mucizevi 5S yönteminin. Kundaklayın, yan çevirin, emzik verin, sallayın ve kulağına şşşşşşt deyin. Yaptık, gerçekten işe yaradı. Kundakladım, acaba kolu acır mı dedim Dr. Harvey acımaz dedi. Emziği bırakmakta zorlanır mıyım dedim, sen hiç koleje emzikle giden birini gördün mü dedi. Sallamaya, kucağa alışır mı dedim, o daha yeni doğan sana ihtiyacı var kucağından mümkünse indirme dedi :) Ben de sling siparişi verdim. Bağladım kendime gün içinde, evde, sokakta, parkta dolaştım. Yürüyüş bandına çıkmışlığım var (tabiii çok çok düşük hızda) . Her neyse, şimdi de Harvey Karp'ın Mahallenin En Mutlu Bebeğinin Uyku Kitabı'nı okuyorum. Kitap üç bölümden oluşuyor. yenidoğan dönemi, 3 ila 12 ay arası ve 1 ila 5 yaş arası dönemde uygulanabilecek uyku taktikleri.İlk söylediği uzuuuun uyku rutini. 1 saat kadar sürsün diyor. Öncesinde evin ışıklarını azaltın, tv, radyo vs açmayın, yavaş aktivitelerde bulunun, o esnada beyaz gürültü fonda kısık sesle çalsın diyor. Sonra banyo yaptırın, banyodan sonra lavanta yağıyla masaj yapın, hikaye anlatın, uzun kucaklaşmalar, okşamalarla çocuğu uykulu hale getirin diyor. Emzirmeyin, sallamayın demiyor. Eğer öyle uyurlarsa yatağa koyarken çok hafif uyandırın ki yatağında tekrar kendi uykuya dalmayı öğrensin diyor. Ne kadar kısıtlamasız ve esnek öneriler değil mi?
 En çok vurguladığı beyaz gürültü. Aslında yenidoğanken uyguladığınız kundak, şşşt sesi ve sallamanın yerini alacak diyor. Gece onu uyandıracak hafif diş ağrısı, karın gurultusu gibi faktörleri elimine eder daha kesintisiz uyku sağlar diyor. Şiddetli bir homurdamaya benzer ses işe yararmış.  Yağmur sesi, kurutma makinası sesi gibi tiz sesler işe yaramazmış, aksine uyanıklığı arttırırmış. Ben pinknoise diye bir şey buldum internetten. Uçakta duyduğumuz sese benziyor. 2 gecedir başında çalıyorum. Tüm gece hatta sabah uykularında da kulanın diyor. Şiddeti tazyikli olmayan bir duş sesi kadar yüksek olmalıymış. Ama ben o kadar açmadım. Tüm gece için biraz rahatsız edici buldum. Ama gece uyanmalarımızın sayısı azalmadı. Bir kaç gün sonra sesi yükseltmeyi deneyeceğim... Ne kaybederim..
Ayrıca klasik uyku metodlarının hepsinden bahsetmiş. Tabiiki deneyebilirsiniz diyor ancak önce diğer herşeyi denediğinizden emin olun diyor. ''Hepimiz kapıyı tekmeyle açmayı biliriz ama kulpunu çevirip açmak varken..'' diyor. 
Gündüzleri de akşam  işinizi kolaylaştıracak önerileri var. Bebeği daha işbirlikçi, uyumlu yapabilecek bazı şeyler anlatmış. Henüz okuyorum. Sonra özetlerim. 
Umarım işe yarar ama bugünlerde gündüz uykuları da berbatlaştı. Uyumuyor, gün içinde ancak 1 saat uyuyor onda da ağlayarak uyanıyor.. napıcam bilmiyorum. 
Ne zormuş çocuk büyütmek. ya da Gökdeniz çok zor bir bebek... bilemiyorum... 

22 Ocak 2016 Cuma

Hazin son: uyku eğitimi işe yaramadı

Uyku eğitimi ile ilgili internette ne kadar arama yaptıysam hep ''mutlu son''la başlayan hikayeler gördüm. Bense hazin bir sondan bahsedicem. Belki biz istisnalardanızdır çünkü herkes çok memnun kalıyor. Ama bizim durmumuzda olan çocuklara ısrar edilmesinin çok yanlış olduğunu düşünüyorum  bir hekim olarak ve anne olarak tabii. Bu konuda fikrini aldığım iki ayrı çocuk psikiyatristi de bu yöntemlerin öğrenilmiş çaresizlik olduğunu çok mecbur kalmadıkça da  (uykusuzluk yüzünden çocuga zarar veren ebeveynler ve öncesinde tüm nazik yöntemlerin denenmesi durumları söz konusuysa)  önermediklerini söylemişlerdi. Ama ben biraz kulak arkası yapmıştım. Herkes sonuçtan çok memnundu ve ben işe başlıyordum...
   14 gün sonra, çalışmamıza kendi isteğimle son verdim. Çünkü çok yoruldum. başlangıç zor olacaktı ama giderek düzelecekti. Giderek daha az ağlayacak gece daha az uyanacaktı. Anlatılanlar, okuduklarım hatta eşimin kuzeninin deneyimi de aynen böyleydi. Başlangıcını zaten uzun uzun anlattım. Zaman zaman çok sinirlendim. Daha fazla manevra bekliyordum doğrusu. Yönlendrimede daha farklı şeyler olmalıydı. Yoksa bebeği bırak önce dokun sonra dokunma ağlasın sabret. 1 saat , 1bucuk saat... Bu bir yöntemse de bana uymamıştı. Daha doğrusu bizim ufaklığa uymamıştı. Biz direnci kırılsın diye beklerken o işi inada bindirdi. Gözlerini kaşımaktan, ağlamaktan gözlerinin etrafı kıpkırmızı oldu, kontakt dermatit gelişti. Birkaç gün sonra da tüm vücudunda döküntüler başladı. Egzama benzeri. Stresten, üzüntüden.. Biz doktora gittik ben açıkçası kızacak çocuğu ne hale getirmişsiniz diyecek diye beklerken, adam bize geç bile kaldınız, ağlasın bişey olmaz devam edin dedi. Şaşırdım önce ama sonra emzirme konusunda da çok kuralcı bir tutumu olduğunu hatırlayınca.. O zaman da bize 3 saatte bir emzireceksin.. artık 4 saatte bir emireceksin... emmezse vermeyeceksin bir sonraki öğünü beklemeyi öğrenecek diyordu. Ulan 3 aylık bebeyle mi inatlaşacam. Anlamıyor ki cocuk neyin eğitimi bu? İşte şimdi de aynı tutumdaydı. E sormazlar mı sevgili doktor biz sana her ay düzenli geldik. Madem geç kaldık bir diyiverseydin, doğru zamanı ne zamandıysa, bize 'uykularınız nasıl' 'Uyku eğitimi filan' !!!  Sinirlendim. Doktordan çıktığımızda Emrah da ben de afallamıştık. Biz yanlış yaptık heralde vazgeçmekle devam mı edelim dedik. Kafamız karman çorman eve döndük. O geceyi de 4 uyanmayla geçirince ertesi gün danışmaını aradım ve teşekkür ederim ilginize ama ben devam edemeyeceğim dedim. Aslında zaten 14 günlük bir eğitimdi bizim satın aldığımız. ve 750 lira gibi gözardı edilemeyecek de bir rakam ödemiştik. Danılmaınımız devam edelim bazen 1 ay sürüyor ama sonunda mutlaka oluyor diyordu. Fakat benim artık bu tempoya, uykusuzluğu, oğlumun çığlıklarına hiç tahammülüm kalmamıştı. Gece de ortalama 3 uyanma, gündüz 2 akşam 1 toplam 6 uyku ve çığlıklar ağlamalar... Uzun uzun konustuk, sağolun dedim. Biliyorum iyiniyetiniz ama benim bu süreci yönetecek gücüm sabrım kalmadı. Çünkü Gökdeniz uyumadığında ve inatla ağladığında çok sinirlenmeye çocuğa sert davranmaya başladım. Vicdan azaplarım tren olmuş birbirini kovalarken, Emrah'la sürekli kavga ederek ve kendimi bu kadar yorgun, kötü hissederek... Bir de Gökdenizin eli yüzü döküntü, kızarık.
Netice de vazgeçtik. Sözleşmede 14 gün sonunda eğitim başarılı olmazsa para iadesi yapılır yazıyordu. Telefonun sonunda DAnışman hesap bilgilerinizi gönderin, iadenizi yapayım dedi. Böylece bu hikaye bitmiş oldu.
Dün Gökdeniz 23te ve gece 4te uyandı. 23te  emzirdim ki zaten o saatlerde hep emziriyordum uyudu. 4te Emrah gitti yanına pişpişlemiş 15 dkda uyumuş. Sabah 7de uyandı. Eğitime göre çok daha iyi bir geceydi. Ve farkettim ki gökdeniz de çok ciddi bir ayrılık anksiyetesi gelişmiş. Ben artık yanında bekliyorum uyusun diye sürekli dönüp yerimde miyim diye bana bakıyor. O halini görünce çok üzüldüm.
Bir de şunu farkettim, kurallarla olmuyor bu iş. Hep denilen bebekler rutini sever, aynı saatte yatır, uyandıktan şu kadar saat sonra uykusu gelir mutlaka o saatte yatır, şu kadar emmeli bu kadar yemeli. İki memeyi 15er dakika emmeli yok efendim bi zaman sonra gece emmemeli. Çocuğun odası ayrı olmalı, gündüz kucağa çok alınmamalı vs vs. Belki çoğu çocuk böyledir ama benimki diil işte. Ve bunlara uyamayıca kendimi hep suçlu başarısız hissedip çocuğa ısrar ettikçe onu da sinirli bi hale getirdim. Emme konusunda da çok ısrar etmiştik daha önce ve Gökdeniz ruh hastası gibi bakmaya davranmaya başlamıştı. Ne zaman ısrarı bıraktım. Emmek istemeyince ağzına meme sokmaya çalışmadım sonra çocuk da ben de rahatlayıp mutlu olduk.
Yeni mottom, zamanın imbiğinden süzülüp gelen metodlar en güvenilir olanlarıdır.. Biraz dönüp bekmak mı lazım acaba bizler, anne-babalarımız nasıl büyümüşlerdi. Köy yerinde 11 çocuk büyütürken onca iş yapan emekçi annelerimiz nasıl halletmişlerdi bu işi... Bu konuda üşenmezsem Doğan Cüceloğlu'nun çok güzel düşünceleri var onları yazıcam sonra... Blki ben gibi bi çaresize yardımcı olur :)

18 Ocak 2016 Pazartesi

Uyku egitimi: son duzluk?!

Bugun pazartesi. Pazarlari ulasamadigimiz icin hafta sonu biriken sorunlarimizi arayip anlattim. En kotusu sabah 4-5 uyanmalari. Bu sabah 5ten 6yi 10 geceye kadar agladi. Pisss veya ninni işe yaramadi. Sonunda uykusuzluktan bitip pispisladik. Bugun sordum. Dedi ki 1bucuk saat bekleyin sabah 5 de olsa kucagnıza alip gunaydin diyerek gune baslayin. Ve bu aksamdan itibaren odada yalniz birakin aglasa da gitmeyin sesinizi de duymayacak. Emraha anlattim yok artik dedi. Bilemiyorum. Cok sacma geldi bana bu fikir. Gercekten insanlar bunu yapmis mi yani? Bakalim bu gece napicaz...

17 Ocak 2016 Pazar

uyku arkadaşı seçerken

Yeri gelmişken yazmak istedim. Uyku arkadaşı, eğitimden önce de almaya niyetlenmiştim. Bir arkadaşımın chicco marka bir uyku arkadaşı hediye etmesi ile o zahmetten kurtulmuştum. Ama bi gariplik vardı, üzerinde kocaman plastik bir kalp olan gözleri kapalı kuzucuk. Kalbe basınca mavi bir ışık yanıyor ve müzik çalıyor. müzik çok kısık sesli ama sanki yatakta durup hani sarılınacak bir oyuncaktan uzak gibi. O mavi plastiği sevmedim. Zaten bizimki müzik çalmaya başlayınca gözlerini dört açıp tekrar tekrar basmaya çalışıyordu o kalbe. Sinem Hanım, uyku danışmanımız, bize eğitimden önce yeni bir tane alın dedi. Nasıl bir şey almalıyım diye sordum. Işıksız, sessiz, tüysüz bir şey. Basit bir oyuncak, mümkünse yumuşak, çok renkli olmayacak ve benim eklediğim bir kriter de yüzü, gözleri çok belirgin olmayacak. Çünkü ben çocukluğum boyunca geceleri bebeklerimin yüzlerinden, gözlerinden korkmuştum. Olur ya belki miniğim de korkar filan. Düştüm yola işte Joker Bebe, Toker Bebe, Mother Care vs. Yok. heryerde oyun arkadaşı diye satılan sesli, müzikli , renkli şeyler var. Normal bir oyuncakçı buldum da çok şükür, peluş ayıcıkların reyonunda Walt Disney marka bir Winnie The Pooh serisine denk geldim. Emrahın en sevdiği çizgi film olması nedeniyle ekstra sempatim var zaten. Tüm karakterler var. Winnie, tiger, eşşek hepsi. Üstelik bir battaniye, örtü gibi bir şeyin üzerine yatırmışlar ve hepsi uyuyor :) Tam aradığım boyda ne büyük ne küçük. Renkleri pastel ve tüysüzler. Bu kadar olur dedim. Veee kaptım bir Winnie. Hatta iki Winnie. Birini de annemlerde bırakıcam çünkü. Aslında üç tane alacaktım, kaybolursa yedeğim olur ya da arabada bırakırım diye. Ama biraz pahalıtdı iki tane aldım. Tanesi 40 liraydı. İşte böyle. Uyku arkadaşımız alındı itinayla yatağa konuldu ama bizimkinin pek ilgilendiği yok. Gerçi uyku arkadaşının fonksiyonu çocuk görünce uykuyu çağrıştırması imiş. Yani yatarken oynaması diilmiş. Ayrıca hep yatakta tutulmalı, başka zaman oynamasına izin verilmemeliymiş. Ha bir de yatırdın başladı oynamaya, yataktan attığı zaman geri verilmeyecekmiş. Oyun zamanı diil uyku zamanı olduğunu bilecekmiş..... kurallaaaaaar kurallar... Beni darlar bunca kural. işte birinin işine yarar diye yazıyorum. Hoş benden başka okuyan yok ama :) olsun işte bana eylnemece, oyalanmaca... Emzirme saatim gelmiş. Allahım inşallah emdikten sonra uyanmaz....